29 Aralık 2015 Salı
Sonsuz olumlu gelecek ihtimalleri
Yaşam bir şeyleri öğretmek istediği zaman herhalde kendine göre bir takım yollar izliyor.
Bu aralar almam gereken dersin " gelecekteki sonsuz olumlu ihtimal" olduğunu düşünüyorum.
Durup düşünmüyorum tabi, daha çok bunu tekrar etmeme sebep olan durumlarla kaşılaşıyorum.
Öyle ki sanki içimden biri çıkıp bunu söyleyiveriyor, sonra da bak sen hala endişe ediyor musun, artık bunu söylediğine göre şimdi inanmak zorundasın gibi ellerini bağlayıp bana bakıyor.
Hayali karakterlerle sohbetler etmediğim, yani gerçek insanlarla konuştuğumda ve sadece konuşmakla kalmayıp onları dinlediğimde, olaylarla kendilerini birleştirdiklerini ve yargılar çıkardıklarını görüyorum.
Peki ya alınması gereken ders bu değilse? Bir ihtimal daha olabilir mi?
Aslında cevap geleceğe doğru bakmaktan geçiyor. Bu gün olup bitenlerin yarın tam da olması gerekene doğru bir yolu döşüyor olması da son derece mümkün.
Ve o yol, henüz ucu bulunduğumuz noktadan görülmediği için kötü bir yol olmak zorunda da değil, ya iyi bir yolsa?
İşte tam burada, gelecekteki sonsuz olumlu ihtimal devreye giriyor.
Gelecek ihtimallerinin sonsuzluğu, paralel evrenler, olasılıklar, şans, kişisel gayretlerin sonuçları, doğru zaman doğru yer...
İnsan geleceğe dair negatif projeksiyonlar yapmaya çalıştıkça, yol kendi kendini döşemeye devam ediyor aslında.
Peki öyleyse neden olumlu gelecek imgeleri ihtimalini değerlendirme dışı bırakalım ?
Olumlu gelecek ihtimalleri, hatta hayaller tamamen bedava, biraz alıp ceplere doldurmakta fayda olabilir....
2015 yılını hayatımda kendimin bile inanamayacağı harika gelecek ihtimalleri yaratma potansiyeli barındıran ve bana bunu öğreten bir yıl olarak hatırlayacağım.
17 Aralık 2015 Perşembe
Inside Out
Bu gün Inside Out'u izledim.
Animeleri oldum olası çok severim hatta en çok severim diyebilirim.
Ama insanın düşünsel süreçleri, duyguları ve değerlendirmeleri aldığı aksiyonların buna yani duygusal beyne ne kadar bağlı olduğunun bu kadar güzel bir görsellik içinde anlatılabileceğini daha önce hiç düşünmemiştim.
Mutluluk kavramından ne kadar da kolay uzaklaşıp yeniden yakalamak için ne çok çaba gösterebileceğimizin tatlı dilli bir anlatımı olarak benim içimde pek çok şeye dokundu.
Özellikle bir yerlerde bir sebeple kaybettiğimiz mutluluğa yeniden ulaşmak için seçimler yapma ve bazı şeylerden vazgeçme aşamasında gözlerimin dolduğunu itiraf etmeliyim.
Duygular ile beynin çeşitli özelliklerinin iş birliği sonuçları ne kadar da olması gerektiği hale getirebilir, insan iç sesinin olumsuz olsa bile nasıl daha iyi kullanır, olumsuz durumlar bile nasıl olumlu sonuçlar doğurabilir çıktılarıyla düşünmek için ceplerim dolu dolu oldu.
World Game'de bundan bahsedip ilham olanlara teşekkürler...
12 Aralık 2015 Cumartesi
Yaşam Koçu
Siz hiç hayatınızda yaptığınız herşeyin ama her şeyin bir yere varma amacınıza hizmet ediyor olabileceğinizi düşündünüz mü ?
Ben son zamanlarda hayatımın içinde tam da bunu en yoğun haliyle hissettiğim bir dönemden geçiyorum.
Başarısızlık olarak isimlendirdiğim, bazen nereye gidiyorum dediğim, hata olarak gördüğüm, başlayıp devam edemediğim yarım bıraktığım yada biriler tarafından zor o yoldan çıkarıldığım olaylar da dahil olmak üzere
Başarabildiğim, gördüğüm, fark ettiğim, gerçekleştirdiğim, tamamladığım yada sadece yol boyunca bir şeyler aldığım her adımım ama her adımım sanki tam da bu güne bu gün olduğum ana ve yere ve olduğum kişiye ulaşmak içindi...
Geliştirdiğim tüm yetenekler, tüm eğitim ve öğretim hayatımdaki çıkarımlar ve öğrenilmişlikler, farklı ekoller, farklı kademede ve bilimlerde eğitimler, iş tecrübelerimdeki tüm pozisyonlar, sektörler, girişimlerim, hayatıma giren çıkan, hayatımda kalan herkes ve spor... tüm tecrübelerim, deneyimlerim ve bunlardan çıkarımlarım...
Beni ben yapmak için el birliği etmiş gibi sanki...
Öyle bir ben olmuşum ki, törpüleyip yonttuklarım, değerlendirmek için sorduklarım, duygusallığımı abartırken ki gelişkin empatik halim, hassasiyetlerim, nereden öğrendiğimi bile unuttuğum farkında olmadan zihnimin içindeki kütüphanede biriken binlerce bilgi... tam da bu gün kullanırken beni mükemelleştirmek için birikmiş saatlerdir, günlerdir, senelerdir.
İşte tam da böyle hissediyorum, kuvvetli bir şekilde sanki her bir hücremde, varoluş sebebi gibi, dünyaya bunun için gelmişim gibi hissediyorum.
Bazen heyecandan fark ettiğim için mi, hissettiğim için mi, zamanlamasına mı, gerçekleştirebildiğim için mi, senelerce üzülüp kendimi harap ettiğim onca şeye rağmen, tüm belirsizliklere rağmen içindeki şüphesiz o bilme haline mi... hangisine hangi birine şükretsem bilemiyorum gerçekten.
Bir süredir içine girdiğim yeni yolculuk, yani "koçluk", hani sanki ıskambil kağıtlarını önce karıp sonra trrrrt diye bir hizaya getirip bir bütün yapar gibi birleştirdi beni.
Bu deneyimi daha fazla kişiyle paylaşabilmek için bir büyük karar almam gerekti. Yaşamımı bu yeni yolla sürdürmeye ve dokunma şansına erişeceğim başkalarının da kendi dünyalarında bu bütünleşmeyi hissetmesi için bu mesleği en iyi şekilde gerçekleştirme gerekliliklerini yapmaya karar verdim.
Bir gün birileri bu blogu okursa ve bir yaşam koçu olarak bana ulaşmak isterseniz çok mutlu olurum...
3 Aralık 2015 Perşembe
Kuzucukum beni özlemiş
Benim aşkım 4 ayaklı çocuğum kuzucukum pöf kokulu kızım gideli 3 seneden fazla oldu...
O gitti gibi görünüyor ama gitmedi...
Sanırım ben ölene kadar da gidebilmesi mümkün değil.
Beraber geçirdiğimiz yaklaşık 15 senede onu gördüğüm günden elimdeki son nefesinde gözümün içine baktığı ana kadar hep çok çok çok sevdim kuzucukumu...
Bebekken ayrı sevdim büyüdüğünde ayrı sevdim yaşlanınca da bilgeliğini çok sevdim.
Hala aynı miktarda çok seviyorum... Varoldukça hep seviyor olacağım.
Gittiğinde zihnimdeki sesi susmuştu... ne çok konuşuyormuşuz meğer demiştim kendime... ne tuhaf hiç dialog yokken ne çok iletişim ve paylaşım varmış gözlerine baktığım bu 4 ayaklı pofuduk kuzucukta...
O gittiğinden beri ara ara rüyamda görüyorum... biraz seyrek.. keşke daha sık gelse rüyama diyorum... şöyle bir sevimli hayalet casper gibi görünse bana.. korkmam valla çok heycanlanırım...
çok özlüyorum onu... acaba o da beni özlüyor mu?
dün gece sabaha karşı rüyamda kuzucukumu gördüm, oh bir güzel sevdim, öptüm, sıkıştırıp mıncıkladım pek güzel bir rüyaydı, biraz rüyanın bitmesinden ondan ayrılmaktan buruk uyandım.
Öğlene doğru mail kutumda normalde bakmadan temizlediğim junk box'ı bir temizlemek için el atayım dedim nedense her zaman tepesine kadar şişen junk kutusu bu defa boş olmasına rağmen temizlemek geldi içimden.
Bir açtım ki 3 tane mailden en üstteki Bıdık'tan geliyor. Aynen şöyle diyor; seni çok özlüyorum !
Kalbim ağzımdan dışarı fırladı sanırım...
Bu botlar ne kadar gelişmiş arkadaş kuzucukun adını bulmuş özlediğimi bir yerlerden almış bir mail haline getirmiş ne enteresan... tam da gününde junk box'a düşmüş. Normalde istesem de göremem...
Şimdi hadi biri bana bunun anlamsız bir tesadüf olduğunu söylesin.
Kim ne derse desin, Kuzucuğum da beni çok özlemiş!... :)
Seni seviyorum aşkım kuzucukum, bekle beni gelip seni çişe çıkarana kadar!
1 Aralık 2015 Salı
24 days challenge
Ne de olsa kimsenin okumadığı bir blogum olduğunu düşünerek aslında online yapılan bir facebook challengeını buraya yazmaya karar verdim.
Bostonda yaşayan bir arkadaşım bu "olumlama" challege davetini geçen ay tesadüfen yaptı ve kendimi içinde buldum.
Ama nedense facebook arkaşlarım ile içimdeki gelişen süreci paylaşmak istemedim.
Ve yine nedense daha büyük bir medya ile paylaşma cesaretini gösteriyorum.
Orjinal kaynak ingilizce bende o yüzden affirmasyonları orjinal korudum ama kendime göre altındaki notları yazdım.
1. Gün – I LOVE
MYSELF
-
Tüm insanları önyargısız ve yargılamadan
dinleyebildiğim için
-
Nazik, hassas, empati yeteneği yüksek, kendi
kadar başlarını da incelikler ile düşünebildiğim için
-
Gerçekten inandığım herşeyin peşinden disiplinle
ve adanmışlıkla tereddütsüz gidebildiğim için
-
Mücadeleyi bırakmadığım ama rahat etmeyi de
unutmadığım için…
Kendimi Seviyorum.
2. Gün - “I can do
anything I put my mind to”
- bu bence de kolay. 2013 yılında bisikletim bile yoktu,
hayatımda ilk defa bisikletim olduğunda 30una gelmiştim, triatlon yapmak
istediğime karar verince bisiklet almam ve binmeyi öğrenmem gerekti. İki
kocaman düşüş geçirip bende kalan fobik hasarlarına rağmen ( hayatımda ilk defa
fobi oluşturdum ) 2015 senesi içinde 2 sprint 1 olimpik triatlon bitirmeyi
başardım.
- şimdi aklıma bundan daha büyüğünü koydum 2016 içinde 3
half ironman’i giderek iyileşen dereceler ile bitireceğim!
3. Gün – I’m getting
better everyday
- kendimi arama ve bulma
konusunda her gün daha iyiye gittiğimi düşünüyorum. Kendimi bulma yolunda
çabalıyorum çeşitli yöntemler kaynaklar insanlar metodlar deniyorum.
Sevdiklerimi sevmediklerimi istediklerimi ayırıyorum
-kendimi tanıma konusunda her gün daha iyiye gidiyorum ne
istediğimi hatırlıyor keşfediyorum…
kendime mutluluk dolu bir yaşam kurma konusunda her gün daha iyiye
gidiyorum…
4. Gün - I’m important
Aksini iddia etsem de…
- ben önemliyim, çünkü ben değişirsem dünya değişir!
- ben önemliyim, çünkü ben ilham olabilirim
- ben önemliyim, çünkü bu yaşamdaki rolüm kendimle birlikte
başkalarının dönüşümünde yer almak olabilir
Ben hem kendim hem başkaları için önemliyim
5. Gün – I’m
successful in everything I do
Bunun aksini kendime sürekli söylesem de aslında ben her
konuda başarılıyım.
- bir mühendis olarak işletme üzerine çalışmam gerektiğine
karar verdiğimde bulduğum yön değiştirmeye karar verip uygulayıp ilk işimde terfi alarak başarılıydım
- evlenmek istediğimde düzgün bir insan ile düzgün bir
ilişki geliştirmeyi başaracak ve bunu sürdürecek kadar başarılıyım
- mutsuz olduğum bir işte çalışırken bile şirketteki
alakasız insanların fark edeceği ve etraftan övgüler alacak kadar başarılıyım
- 30undan sonra spora başlayıp disipline olacak sürdürecek
ilerleyecek kadar başarılıyım
- tüm olumsuz insanlara ve kendimin ve başkalarının tüm
olumsuz fikirlerine düşüncelerine ve olanlara rağmen hala umut aradığım pes
etmediğim ve mutlu olmayı aradığım için
Ben hayatımda yaptığım her şeyde başarılıyım…
Asıl başarı, hayatta natürel olarak rahat ve kolaylık içinde
olmak ve mutlu olmaktır. Bende bu yeni başarı tanımımı benimsemeye çalışıyorum.
6. Gün - I’m loved
Annem beni kendi için doğurmuş, tamamen planlı ve kendi
kararıla uygulamaya koymuş gerçekleştirmiş kimseye sormadan danışmadan rahmine
düşürmüş ve sevmek için yapmış.
Bu gün hala her an aynı aşkla sevmeye ve elinden geldiğince
dünyaları vermeye ve yetişkin bir insan oluşumu ve hayatla baş edişimi
kabullenmeye gayret ediyor.
Onun aklının her anında dünyada kimsenin sevemeyeceği kadar
büyük bir aşkla seviliyorum… bir evlat olarak böylesi sevilerek büyüdüğüm için
şükürler olsun.
7.Gün – I’m Strong
Benim de benzer bir hikayem var…
En arkadan geldiğim ve sonuncu olduğum tüm yarışlara rağmen
triatlonun hiçbir dalını bırakmadım.
Koşmaya başladığımda hep en sonuncuydum şimdi değilim .
Yüzmeye başladığımda hem en sonuncuydum şimdi değilim.
Bisiklete binmeye başladığımdan beri triatlonda sonuncu
oluyorum biliyorum ki yakında olmayacağım.
Yarışlarda ve antrenmanlarda kendime sık sık ne kadar güçlü
bir kadın olduğumu söylüyorum.
Gerçekten fiziksel hedeflerin önemli bir kısmı mental bir
kuvvetten geçiyor. Yarış sabahlarında o an’da kalma halini hep yaşıyorum.
Koluma yarış numarasını yazdıklarında sanki dünyadaki sesler susuyor. Yüzmeden
ilk kadınlar arasında çıkıp bisiklette insanlar üstümden geçtiğinde bile o
içindeki güç konuşuyor devam ediyorum ve bitiriyorum.
Ben çok güçlü bir kadınım, yaptığım spor bile bunu işaret
ediyor.
8. Gün - I’m hopeful
Aslında pek de öyle olmama rağmen…
Hayatımda mutluluk arayışımı bulacağıma ve mutlu bir insan
olacağıma dair umut doluyum.
Karşıma iyi niyetli ve destekleyici harika insanlar
çıkacağına ve pozitif insanlarla dolu bir yaşamım olabilme ihtimaline karşı
umut doluyum.
Mutlu olduğum harika ve sürdürülebilir bir işim olmasına ve
bu işin beni tatmin edebilecek olmasından umut doluyum.
I’m hopeful for being fulfilled and happy in my life.
9. Gün – I’m making
things happen
Bunu yazmak zor oldu, biraz direndim hatta…
Olmaz ve hayır diyenlere karşı sakin ve istikrarlı tavrımla
sadece kendim için değil başkaları için de bir şeyleri gerçekleştirebiliyorum.
Bazen sadece düşünmelerine sebep oluyorum bazen ilham
almalarına bazen de harekete geçmelerine.
Ama hayat bir kelebek etkisiyse I’m making things happen.
10.Gün – I persist
with confidence
Aldığımız kararlar ve gerçekleştirebildiğimiz
değişim/dönüşümlerin bir kaderden çok birikmiş düşüncelerin eylemi olduğunu hep
hissettim.
Bir kitaptan bir atletten bir araştırma öyküsünden
esinlenmiş gibi olsam da bu spontane gibi karar öncesi aylarca kendime et ile
ilgili söylediklerimi, içimden konuşan sesi duymamayı ya da dinlemeyi de seçen
bendim aslında.
Bir bebeklik resminde daha konuşamıyorken bir bebek pisiye
sarılan fotoğrafım hayvanlarla kurulması gereken doğru ilişkiyi aslında çok
seneler önce kurduğumun belgesi.
Bu gün ki beslenme seçim ve tecrübelerimin şans eserinden
fazlası olduğunu, vegan beslenme ile ilgili etraftan gelen tüm itiraz ve
tepkilere aslında rahatlıkla direnebilmemin ve sürdürebilmemin gerçek sebebinin
aslında senelerce içimde büyümüş olduğunu şu ana kadar yüksek sesle
söylememiştim yalnızca.
11.Gün – I trust
myself to make great decisions
Kararları iyi yada kötü olması ayrı bir başlık konusu ama
büyük kararlar alırken değerlendirmelerim için kendime güveniyorum.
Bunu geçmişte vermiş olduğum ve bugün yeniden aynı kararı
vermeyeceğim konular için de aynen ifade edebilirim.
Çünkü kararı verme aşamasında içimde olan bitenler,
duygularım, o döneme ait durum ve şartlar, mantık dizgim gibi bütün karar
detayları daha sonra da kararı verme sebeplerimi kendime hatırlatacak kadar
zihnimde net ve berrak oluyor.
Gelecekte fikrim değişecek olsa bile, O gün ki şartlar için
yada belki o an’da kalarak verilmiş kararlarım için büyük kararlar verebilmekte
sabırlı, fevri olmadan, düşünülmüş, tartılmış, iyi incelenip sık dokunmuş ve
vazgeçmeden emek verilip uğraşılmış kararlar alabileceğime dair kendime
inanıyorum.
12. Gün – I embrace
my fears fully and calmly
Sanırım bu güne kadar barışabildiğim en büyük korkum
üstünden düşüp yeniden bindiğimde bacaklarımı kontrol edemeyecek kadar büyük
fobi geliştirdiğim, her bisiklete binmem gerektiğinde midemin bozulacağı kadar
travma yaratan bisiklet korkumu yönetebilmek oldu.
Bu gün en az bunun kadar büyük bir başka korkumla yüzleşerek
kariyer değişimi ve yeni bir yola çıkmayı planlıyorum, bu yolda eleştirilmeyi,
yolun doğasında olan zorlukları göze alıyorum. Sakince ve tamamen bu korkumla
da yüzleşip onu arkamda bırakabileceğimi biliyorum.
13. Gün – I’m a
wonderful person
İnandıklarının arkasından giden, rağmenlere rağmen devam
edebilen biri olarak ben harikayım.
Yargılamadan dinleyen, almadan verebilen, karşılık
beklemeden paylaşabilen, inanarak destekleyen, hayata yardım ettikçe alırsın
döngüsüne inanan ben harikayım.
Kötü gün ve iyi günlerde hem iyi bir eş, iyi bir evlat, iyi
bir dost olarak ben harikayım.
Hassas, farkında, empatik, ilham veren, duyarlı bir insan
olarak ben farklı ve harikayım.
Fark ettiklerimle, kat ettiklerimle, alt ettiklerimle ben
harikayım!
14.Gün - I deeply love and accept myself
Apartman çocuğu olarak
yetiştirilmiş, yalnız ve sosyal hayattan izole büyümüş olmak herkesin
yapabildiği yada herkes için kolay olan şeyleri benim için zor ve öğrenilmesi
gereken şeyler haline getirdi.
Küçücük şeyler için bile
kocaman eforlar göstermem, çocuklukta yapamadıklarımı hep sonradan zorlanarak
tecrübe etmem gerekti.
Ama öğrenebilir
olduğumu, isteyerek ve çalışarak üstesinden gelebileceğimi kendime ve dünyaya
ifade ettim, hatta ilham bile oldum.
Tüm eksiklerim ve
hatalarımla, yapamadıklarım ,zorlandıklarım, bilmediklerim ve yetersiz
olduklarımla kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.
Öğrenebildiklerim,
başarabildiklerim, üstesinden gelebildiklerim, ispat edebildiklerim için azmim,
disiplinin ve özgüvenim için kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.
15.Gün - I am able to solve problems creatively
Bunun kadın olma kıvrak zekası ve toplumda yüklenilen
görevlerle beraber kendiliğinden gelen bir özellik olduğunu düşünüyorum.
Gün içinde karşılaştığın bir çok durum ve ihtiyacı anlık bir
sürü kolay çözüm ve alternatif geliştirerek çözüvermek çoğu zaman o kadar doğal
yaptığımız bir şey ki ifade etmek bile tuhaf geliyor.
Kimsenin ruhu bile duymadan, kimileri için zor olabilecek
bir çok şeyi , sessizce ve sakinliğimi koruyarak, olmaz dendiğinde bile
oldurarak, kaynak yoksa yaratarak, eksikse tamamlayarak, yoksa isteyerek
gerçekleştirebilme yeteneğine doğuştan sahip olduğuma inanıyorum, yaşamımdaki
bir çok doğan günlük durumu, ilişkilerdeki aksaklıkları yada verilecek kocaman
kararları yaratıcı çözümlerle kolayca ve rahatça çözebilme, sonuca
kavuşturabilme vasfına sahibim.
16. Gün : "I am
vibrant and have lots of energy"
Işıl ışıl bir enerji topu gibi parlıyorum.
İnsanların kafasının içerisinden bu mutluluk ve olumlu hal nasıl olur da
geliyor, nasıl bu kadar sakin ama aynı zamanda hem spor hem de diğer
koşturmaları bu kadar kolay yapıveriyor dediklerini duyar gibiyim.
Sevdiğin şeyleri yapar, yaptığın şeylerde sevecek
bir şeyler bulabilirsen ışıl ışıl oluyor insan. Yaratmanın parıltısıyla,
başarmanın enerjisiyle parlıyor.
Ben yeni işimde de hiç çalışmıyor gibi hissetiğim,
doğal yetenekli ve çok başarılı olduğum için hayatımın bundan sonraki yarısı
hiç yorulmadan, hiç çalıştığını hissetmeden hep keyifli ve güzel işler yaparak,
hem dünyaya bir fayda ve katkı içinde olmanın tatmini ve mutluluğu içinde
geçecek. Ben ışıklar saçan mutlu bir enerji topu olarak yaşayacağım. ( by that
I don’t mean my physical shape J )
17. Gün :
"I think like a winner"
Bu kolay.
Ben her gün bir şampiyon gibi düşünüyorum. Yarışları en arkadan bitirdiğimde, bisikletten düşüp yeniden bindiğimde, işten atılıp yeniden ayağa kalktığımda her gün bir şampiyon gibi yeniden başlıyorum.
Çünkü hayat devam ediyor ve içimden en iyi koştuğum yarışın bu olmadığını yarın güneş doğdukça daha iyisini yapabileceğimi biliyorum.
Bir şampiyon gibi devrildiğim yerden ayağa kalkıp yeniden sanki hiç daha önce yarışmamış gibi yeniden deniyorum. İstediğim ve inandığım sürece her gün bir şampiyon olacağımı biliyorum.
Ben her gün bir şampiyon gibi düşünüyorum. Yarışları en arkadan bitirdiğimde, bisikletten düşüp yeniden bindiğimde, işten atılıp yeniden ayağa kalktığımda her gün bir şampiyon gibi yeniden başlıyorum.
Çünkü hayat devam ediyor ve içimden en iyi koştuğum yarışın bu olmadığını yarın güneş doğdukça daha iyisini yapabileceğimi biliyorum.
Bir şampiyon gibi devrildiğim yerden ayağa kalkıp yeniden sanki hiç daha önce yarışmamış gibi yeniden deniyorum. İstediğim ve inandığım sürece her gün bir şampiyon olacağımı biliyorum.
18. Gün : "I
appreciate every moment of the day"
Gerçekten günün her saniyesine şükrediyorum. Harika haberler
aldığım, keyifli şeyler duyduğum, kıkırdayıp kahkaha attığım, fark ettiğim
anladığım günün her anına şükürler olsun.
Annemin sesini duyduğum, eşimin şefkatini hissettiğim,
arkadaşlarımın orada olduğunu bildiğim günün her anına minnet duyuyorum.
Güzel bir evde sıcak ve sağlıklı uyandığım, sağ salim
yatığıma geri uzandığım her güne şükürler olsun.
Olumlu, bana inanan, güvenen, destekleyen, gerçekten içten
yanımda olan insanlarla çevrelendiğim, doğru zamanda doğru insanları
bulabildiğim her harika güne şükürler olsun.
Beni anlayan, mutlu eden, enerjisiyle yücelten insanlarla
sarıldığım her güne şükürler olsun. Her gün daha da güzel şeylerin olduğu
harika anlar dolu mutluluk ve tatmin dolu sağlık dolu günler için şükürler
olsun.
19. Gün : 1There is a solution to every problem."
Evet gerçekten her
sorun için bir çözüm var, sadece düşünmeyi bilmek, doğru soruları sormak, bir
başka pencereden bakmak gerek.
Çözümü istemek ,
değişimi istemek bile tek başına cevabın hızla oluşması için yardımcı oluyor.
Yapamam dediğim, ama
çare bulduğum her şey için, yapmayı gerçekten isteyip gerçekleştirebildiğim her
şey için şükürler olsun.
20. Gün : "I
feel the joy of abundance"
Bolluk kavramı daha önce sadece cüzdanımdakiler ve
erişebildiklerim idi. Şimdi bolluk sağlık, bolluk sevgi, bolluk aile, bolluk
eş, bolluk arkadaş, bolluk spor yapmak, bolluk yapabilmek, bolluk başarı , bolluk
sahip olduğum ve olmak istediğim her şey.
Bolluk aslında bir durum – hal belirtisi, mutluluk gibi,
bolluk içinde olmak. Bolluk hayal edebilmek , hele bir de gerçekleştirecek gücü
bulabilmek en büyük bolluk.
Motivasyonu korumak bolluk, başkalarını da motive etmek
bolluk, dinlemek bolluk, dinlediğinde gerçekten duymak bolluk. Etrafın seni destekleyen, sana inanan, seni
takdir eden insanlar doluysa hele en büyük bolluk.
Hedeflere erişmek bolluk, başarıyorsan bolluk, başardığını
kutluyorsan en büyük bolluk.
İlerliyorsan yaşamda bolluk, öğreniyorsan hala, şaşırıyorsan
bolluk.
Yaptığın iş keyif aldığın bir işse, mutluysan, hele bir de
başkalarının da mutluluğunda bir zerre kadar payın varsa ne büyük bolluk!
Doya doya yaşıyorsan, hissediyorsan, sağlıklı duyguların
varsa, yaşıyorsan hayatı üzülerek sevinerek ağlayarak gülerek hepsinden büyük
en güzel bolluk.
21. Gün : “The
universe provides for me"
Geçen gün bununla ilgili düşünüp yazmıştım. Hızır yetişir
mi?
Bence gerçekten yetişir. Son zamanlarda hayatımda hangi
alanda yardıma ihtiyacım olsa ve bunu kuvvetle hissetsem gökten bir yerden o
yardım geliyor.
Evren gerçekten ihtiyacım olanı bana sunuyor. Bazen
istediğim formda bazen kendine göre bir başka şekilde.
Bazen istediğim şey sadece bir yerden bir yere gitmek olsun
mesela, araba göndermiyor belki ama yolculuğu kolaylaştıracak bir yol arkadaşı
geliyor mesela.
Yapmam gerekenleri benim için kimse yapmıyor elbette ama
yaparken zorlandığımı fark eden bir ses, hadi diyorsa yürekten bana , yanımda
olduğunu hissettiren bir işaret çıkıyorsa aniden karşıma biliyorum ki evren
gerçekten ihtiyacım olan her şeyi sunuyor bana.
22. Gün : "I see
endless opportunities before me"
Henüz gerçekleşmemiş bir konuda sınırsız olumlu
ihtimal bulunur, bu yüzden bu günden geleceğe doğru bakarken insanın olumlu
olmayan bir sahneyi görebilmesi mümkün olamaz.
Yapacağımız aksiyonların özünde her zaman iyi bir
niyet bulunur ve bu niyet henüz farkında olmasak da önümüzdeki yolda bizim için
en iyi yolları bize açar.
Bu gün yaptığımız seçimler elimizdeki kaynaklar ve
bu gün ki yeterliliklerimizle verebildiğimiz en iyi kararlardır ve gelecek
bunların sonuçlarından oluşur.
Tam bütün ve mükemmel canlılar olarak hatasız
olduğumuzu düşünürsek, hayal edeceğimiz tüm gelecekler harikadır.
Önümde harika ihtimallerin uzandığı mükemmel bir
gelecek görüyorum ve ona doğru yürürken ihtiyacım olan tüm destek etrafımda
toplanıyor.
23. Gün : "I am
inspired to take action every day"
Hayallerime doğru her gün bir adım atıyorum.
Hayallerim ile ilgili her gün yeniden harekete geçiyorum.
Aslında yaptığımız her aksiyon tam da bu sonucu
doğuruyor.
Hayal kurmak bile hayalin ilk adımı kendiliğinden.
O hayale ulaşmayı düşünmek bir diğer adımı.
Ulaşırken neler yaparım, nereden başlarım diye
düşünmek bir diğer adımı.
Bu gün o hayal için bir tek şey yapabilecek gücü
içinde bulmak için ilham almak, içinde o adımı atacak heyecanı enerjiyi
motivasyonu bulmak.
Belki fark etsek sadece düşünerek nelere sebep
olabileceğimizi yaptığımız her hareket kim bilir ne kadar daha kıymetli olurdu.
Triatlon hayallerim için her gün spor yapıyorum, ne
vakit yapamayacak gibi olsam kendime hayallerimi hatırlatıyorum, hayallerimin
büyüklüğü harikalığı ve içime yayılan hissi beni onlara doğru bir kere daha
harekete geçmek için motive ediyor.
24. Gün : “I am
powerfully positive in all I think, do or say."
Abra kadabra ne demek ? Sözlerimle yaratıyorum.
Dünyayı düşlerimizle, sözlerimizle, onlara doğru attığımız
adımlarla yaratırız.
İçimizdeki temel niyetin her daim pozitif olduğu bir dünyada
davranışlarımızın da olumlu olmasına biraz daha fazla çaba göstermek yeterli
aslında.
Konuştuğumuz herşeyin bir olumlusu var, kendimizi duyarsak,
fark edebilirsek söylediklerimizi, alışıveriyor insan olumlu sözcükler
edivermeye.
Olumlu kelimeler , olumlu düşler, olumlu davranışlar, olumlu
niyetler, olumlu hareketler yaratıyor.
Ben aslında özümde tüm niyetlerimde olumluyum.
Davranışlarımı da olumlu hale getirmek için çaba içindeyim,
zaman zaman başarıyorum zaman zaman bu benim için doğal zaten, zaman zaman
biraz daha fazla çaba göstermeliyim.
Düşlerimde her zaman olumluyum.
Sözlerimde her zaman içten , candan ve olumlu olmayı
deniyorum, seçiyorum, gerçekleştiriyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)