1 Aralık 2015 Salı

24 days challenge


Ne de olsa kimsenin okumadığı bir blogum olduğunu düşünerek aslında online yapılan bir facebook challengeını buraya yazmaya karar verdim.

Bostonda yaşayan bir arkadaşım bu "olumlama" challege davetini geçen ay tesadüfen yaptı ve kendimi içinde buldum.
Ama nedense facebook arkaşlarım ile içimdeki gelişen süreci paylaşmak istemedim.
Ve yine nedense daha büyük bir medya ile paylaşma cesaretini gösteriyorum.

Orjinal kaynak ingilizce bende o yüzden affirmasyonları orjinal korudum ama kendime göre altındaki notları yazdım.

1. Gün – I LOVE MYSELF
-          Tüm insanları önyargısız ve yargılamadan dinleyebildiğim için
-          Nazik, hassas, empati yeteneği yüksek, kendi kadar başlarını da incelikler ile düşünebildiğim için
-          Gerçekten inandığım herşeyin peşinden disiplinle ve adanmışlıkla tereddütsüz gidebildiğim için
-          Mücadeleyi bırakmadığım ama rahat etmeyi de unutmadığım için…
Kendimi Seviyorum.

2. Gün - “I can do anything I put my mind to”
- bu bence de kolay. 2013 yılında bisikletim bile yoktu, hayatımda ilk defa bisikletim olduğunda 30una gelmiştim, triatlon yapmak istediğime karar verince bisiklet almam ve binmeyi öğrenmem gerekti. İki kocaman düşüş geçirip bende kalan fobik hasarlarına rağmen ( hayatımda ilk defa fobi oluşturdum ) 2015 senesi içinde 2 sprint 1 olimpik triatlon bitirmeyi başardım.
- şimdi aklıma bundan daha büyüğünü koydum 2016 içinde 3 half ironman’i giderek iyileşen dereceler ile bitireceğim!

3. Gün – I’m getting better everyday
-  kendimi arama ve bulma konusunda her gün daha iyiye gittiğimi düşünüyorum. Kendimi bulma yolunda çabalıyorum çeşitli yöntemler kaynaklar insanlar metodlar deniyorum. Sevdiklerimi sevmediklerimi istediklerimi ayırıyorum
-kendimi tanıma konusunda her gün daha iyiye gidiyorum ne istediğimi hatırlıyor keşfediyorum…  kendime mutluluk dolu bir yaşam kurma konusunda her gün daha iyiye gidiyorum…


4. Gün -  I’m important
Aksini iddia etsem de…
- ben önemliyim, çünkü ben değişirsem dünya değişir!
- ben önemliyim, çünkü ben ilham olabilirim
- ben önemliyim, çünkü bu yaşamdaki rolüm kendimle birlikte başkalarının dönüşümünde yer almak olabilir
Ben hem kendim hem başkaları için önemliyim


5. Gün – I’m successful in  everything I do
Bunun aksini kendime sürekli söylesem de aslında ben her konuda başarılıyım.
- bir mühendis olarak işletme üzerine çalışmam gerektiğine karar verdiğimde bulduğum yön değiştirmeye karar verip uygulayıp  ilk işimde terfi alarak başarılıydım
- evlenmek istediğimde düzgün bir insan ile düzgün bir ilişki geliştirmeyi başaracak ve bunu sürdürecek kadar başarılıyım
- mutsuz olduğum bir işte çalışırken bile şirketteki alakasız insanların fark edeceği ve etraftan övgüler alacak kadar başarılıyım
- 30undan sonra spora başlayıp disipline olacak sürdürecek ilerleyecek kadar başarılıyım
- tüm olumsuz insanlara ve kendimin ve başkalarının tüm olumsuz fikirlerine düşüncelerine ve olanlara rağmen hala umut aradığım pes etmediğim ve mutlu olmayı aradığım için
Ben hayatımda yaptığım her şeyde başarılıyım…
Asıl başarı, hayatta natürel olarak rahat ve kolaylık içinde olmak ve mutlu olmaktır. Bende bu yeni başarı tanımımı benimsemeye çalışıyorum.

6. Gün -  I’m loved
Annem beni kendi için doğurmuş, tamamen planlı ve kendi kararıla uygulamaya koymuş gerçekleştirmiş kimseye sormadan danışmadan rahmine düşürmüş ve sevmek için yapmış.
Bu gün hala her an aynı aşkla sevmeye ve elinden geldiğince dünyaları vermeye ve yetişkin bir insan oluşumu ve hayatla baş edişimi kabullenmeye gayret ediyor.
Onun aklının her anında dünyada kimsenin sevemeyeceği kadar büyük bir aşkla seviliyorum… bir evlat olarak böylesi sevilerek büyüdüğüm için şükürler olsun.

7.Gün – I’m Strong

Benim de benzer bir hikayem var…
En arkadan geldiğim ve sonuncu olduğum tüm yarışlara rağmen triatlonun hiçbir dalını bırakmadım.
Koşmaya başladığımda hep en sonuncuydum şimdi değilim . Yüzmeye başladığımda hem en sonuncuydum şimdi değilim.
Bisiklete binmeye başladığımdan beri triatlonda sonuncu oluyorum biliyorum ki yakında olmayacağım.
Yarışlarda ve antrenmanlarda kendime sık sık ne kadar güçlü bir kadın olduğumu söylüyorum.
Gerçekten fiziksel hedeflerin önemli bir kısmı mental bir kuvvetten geçiyor. Yarış sabahlarında o an’da kalma halini hep yaşıyorum. Koluma yarış numarasını yazdıklarında sanki dünyadaki sesler susuyor. Yüzmeden ilk kadınlar arasında çıkıp bisiklette insanlar üstümden geçtiğinde bile o içindeki güç konuşuyor devam ediyorum ve bitiriyorum.
Ben çok güçlü bir kadınım, yaptığım spor bile bunu işaret ediyor.


8. Gün -  I’m hopeful
Aslında pek de öyle olmama rağmen…
Hayatımda mutluluk arayışımı bulacağıma ve mutlu bir insan olacağıma dair umut doluyum.
Karşıma iyi niyetli ve destekleyici harika insanlar çıkacağına ve pozitif insanlarla dolu bir yaşamım olabilme ihtimaline karşı umut doluyum.
Mutlu olduğum harika ve sürdürülebilir bir işim olmasına ve bu işin beni tatmin edebilecek olmasından umut doluyum.
I’m hopeful for being fulfilled and happy in my life.

9. Gün – I’m making things happen
Bunu yazmak zor oldu, biraz direndim hatta…
Olmaz ve hayır diyenlere karşı sakin ve istikrarlı tavrımla sadece kendim için değil başkaları için de bir şeyleri gerçekleştirebiliyorum.
Bazen sadece düşünmelerine sebep oluyorum bazen ilham almalarına bazen de harekete geçmelerine.
Ama hayat bir kelebek etkisiyse I’m making things happen.

10.Gün – I persist with confidence
Aldığımız kararlar ve gerçekleştirebildiğimiz değişim/dönüşümlerin bir kaderden çok birikmiş düşüncelerin eylemi olduğunu hep hissettim.
Bir kitaptan bir atletten bir araştırma öyküsünden esinlenmiş gibi olsam da bu spontane gibi karar öncesi aylarca kendime et ile ilgili söylediklerimi, içimden konuşan sesi duymamayı ya da dinlemeyi de seçen bendim aslında.
Bir bebeklik resminde daha konuşamıyorken bir bebek pisiye sarılan fotoğrafım hayvanlarla kurulması gereken doğru ilişkiyi aslında çok seneler önce kurduğumun belgesi.
Bu gün ki beslenme seçim ve tecrübelerimin şans eserinden fazlası olduğunu, vegan beslenme ile ilgili etraftan gelen tüm itiraz ve tepkilere aslında rahatlıkla direnebilmemin ve sürdürebilmemin gerçek sebebinin aslında senelerce içimde büyümüş olduğunu şu ana kadar yüksek sesle söylememiştim yalnızca.

11.Gün – I trust myself to make great decisions
Kararları iyi yada kötü olması ayrı bir başlık konusu ama büyük kararlar alırken değerlendirmelerim için kendime güveniyorum.
Bunu geçmişte vermiş olduğum ve bugün yeniden aynı kararı vermeyeceğim konular için de aynen ifade edebilirim.
Çünkü kararı verme aşamasında içimde olan bitenler, duygularım, o döneme ait durum ve şartlar, mantık dizgim gibi bütün karar detayları daha sonra da kararı verme sebeplerimi kendime hatırlatacak kadar zihnimde net ve berrak oluyor.
Gelecekte fikrim değişecek olsa bile, O gün ki şartlar için yada belki o an’da kalarak verilmiş kararlarım için büyük kararlar verebilmekte sabırlı, fevri olmadan, düşünülmüş, tartılmış, iyi incelenip sık dokunmuş ve vazgeçmeden emek verilip uğraşılmış kararlar alabileceğime dair kendime inanıyorum.

12. Gün – I embrace my fears fully and calmly
Sanırım bu güne kadar barışabildiğim en büyük korkum üstünden düşüp yeniden bindiğimde bacaklarımı kontrol edemeyecek kadar büyük fobi geliştirdiğim, her bisiklete binmem gerektiğinde midemin bozulacağı kadar travma yaratan bisiklet korkumu yönetebilmek oldu.
Bu gün en az bunun kadar büyük bir başka korkumla yüzleşerek kariyer değişimi ve yeni bir yola çıkmayı planlıyorum, bu yolda eleştirilmeyi, yolun doğasında olan zorlukları göze alıyorum. Sakince ve tamamen bu korkumla da yüzleşip onu arkamda bırakabileceğimi biliyorum.

13. Gün – I’m a wonderful person
İnandıklarının arkasından giden, rağmenlere rağmen devam edebilen biri olarak ben harikayım.
Yargılamadan dinleyen, almadan verebilen, karşılık beklemeden paylaşabilen, inanarak destekleyen, hayata yardım ettikçe alırsın döngüsüne inanan ben harikayım.
Kötü gün ve iyi günlerde hem iyi bir eş, iyi bir evlat, iyi bir dost olarak ben harikayım.
Hassas, farkında, empatik, ilham veren, duyarlı bir insan olarak ben farklı ve harikayım.
Fark ettiklerimle, kat ettiklerimle, alt ettiklerimle ben harikayım!

14.Gün - I deeply love and accept myself
Apartman çocuğu olarak yetiştirilmiş, yalnız ve sosyal hayattan izole büyümüş olmak herkesin yapabildiği yada herkes için kolay olan şeyleri benim için zor ve öğrenilmesi gereken şeyler haline getirdi.
Küçücük şeyler için bile kocaman eforlar göstermem, çocuklukta yapamadıklarımı hep sonradan zorlanarak tecrübe etmem gerekti.
Ama öğrenebilir olduğumu, isteyerek ve çalışarak üstesinden gelebileceğimi kendime ve dünyaya ifade ettim, hatta ilham bile oldum.
Tüm eksiklerim ve hatalarımla, yapamadıklarım ,zorlandıklarım, bilmediklerim ve yetersiz olduklarımla kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.
Öğrenebildiklerim, başarabildiklerim, üstesinden gelebildiklerim, ispat edebildiklerim için azmim, disiplinin ve özgüvenim için kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

15.Gün - I am able to solve problems creatively
Bunun kadın olma kıvrak zekası ve toplumda yüklenilen görevlerle beraber kendiliğinden gelen bir özellik olduğunu düşünüyorum.
Gün içinde karşılaştığın bir çok durum ve ihtiyacı anlık bir sürü kolay çözüm ve alternatif geliştirerek çözüvermek çoğu zaman o kadar doğal yaptığımız bir şey ki ifade etmek bile tuhaf geliyor.
Kimsenin ruhu bile duymadan, kimileri için zor olabilecek bir çok şeyi , sessizce ve sakinliğimi koruyarak, olmaz dendiğinde bile oldurarak, kaynak yoksa yaratarak, eksikse tamamlayarak, yoksa isteyerek gerçekleştirebilme yeteneğine doğuştan sahip olduğuma inanıyorum, yaşamımdaki bir çok doğan günlük durumu, ilişkilerdeki aksaklıkları yada verilecek kocaman kararları yaratıcı çözümlerle kolayca ve rahatça çözebilme, sonuca kavuşturabilme vasfına sahibim.


16. Gün : "I am vibrant and have lots of energy"
Işıl ışıl bir enerji topu gibi parlıyorum. İnsanların kafasının içerisinden bu mutluluk ve olumlu hal nasıl olur da geliyor, nasıl bu kadar sakin ama aynı zamanda hem spor hem de diğer koşturmaları bu kadar kolay yapıveriyor dediklerini duyar gibiyim.
Sevdiğin şeyleri yapar, yaptığın şeylerde sevecek bir şeyler bulabilirsen ışıl ışıl oluyor insan. Yaratmanın parıltısıyla, başarmanın enerjisiyle parlıyor.
Ben yeni işimde de hiç çalışmıyor gibi hissetiğim, doğal yetenekli ve çok başarılı olduğum için hayatımın bundan sonraki yarısı hiç yorulmadan, hiç çalıştığını hissetmeden hep keyifli ve güzel işler yaparak, hem dünyaya bir fayda ve katkı içinde olmanın tatmini ve mutluluğu içinde geçecek. Ben ışıklar saçan mutlu bir enerji topu olarak yaşayacağım. ( by that I don’t mean my physical shape J )

17. Gün :  "I think like a winner"
Bu kolay.
Ben her gün bir şampiyon gibi düşünüyorum. Yarışları en arkadan bitirdiğimde,  bisikletten düşüp yeniden bindiğimde,  işten atılıp yeniden ayağa kalktığımda her gün bir şampiyon gibi yeniden başlıyorum.
Çünkü hayat devam ediyor ve içimden en iyi koştuğum yarışın bu olmadığını yarın güneş doğdukça daha iyisini yapabileceğimi biliyorum.
Bir şampiyon gibi devrildiğim yerden ayağa kalkıp yeniden sanki hiç daha önce yarışmamış gibi yeniden deniyorum. İstediğim ve inandığım sürece her gün bir şampiyon olacağımı biliyorum.
18. Gün : "I appreciate every moment of the day"
Gerçekten günün her saniyesine şükrediyorum. Harika haberler aldığım, keyifli şeyler duyduğum, kıkırdayıp kahkaha attığım, fark ettiğim anladığım günün her anına şükürler olsun.
Annemin sesini duyduğum, eşimin şefkatini hissettiğim, arkadaşlarımın orada olduğunu bildiğim günün her anına minnet duyuyorum.
Güzel bir evde sıcak ve sağlıklı uyandığım, sağ salim yatığıma geri uzandığım her güne şükürler olsun.
Olumlu, bana inanan, güvenen, destekleyen, gerçekten içten yanımda olan insanlarla çevrelendiğim, doğru zamanda doğru insanları bulabildiğim her harika güne şükürler olsun.
Beni anlayan, mutlu eden, enerjisiyle yücelten insanlarla sarıldığım her güne şükürler olsun. Her gün daha da güzel şeylerin olduğu harika anlar dolu mutluluk ve tatmin dolu sağlık dolu günler için şükürler olsun.

19. Gün :  1There is a solution to every problem."
Evet gerçekten her sorun için bir çözüm var, sadece düşünmeyi bilmek, doğru soruları sormak, bir başka pencereden bakmak gerek.
Çözümü istemek , değişimi istemek bile tek başına cevabın hızla oluşması için yardımcı oluyor.
Yapamam dediğim, ama çare bulduğum her şey için, yapmayı gerçekten isteyip gerçekleştirebildiğim her şey için şükürler olsun.

20. Gün : "I feel the joy of abundance"
Bolluk kavramı daha önce sadece cüzdanımdakiler ve erişebildiklerim idi. Şimdi bolluk sağlık, bolluk sevgi, bolluk aile, bolluk eş, bolluk arkadaş, bolluk spor yapmak, bolluk yapabilmek, bolluk başarı , bolluk sahip olduğum ve olmak istediğim her şey.
Bolluk aslında bir durum – hal belirtisi, mutluluk gibi, bolluk içinde olmak. Bolluk hayal edebilmek , hele bir de gerçekleştirecek gücü bulabilmek en büyük bolluk.
Motivasyonu korumak bolluk, başkalarını da motive etmek bolluk, dinlemek bolluk, dinlediğinde gerçekten duymak bolluk.  Etrafın seni destekleyen, sana inanan, seni takdir eden insanlar doluysa hele en büyük bolluk.
Hedeflere erişmek bolluk, başarıyorsan bolluk, başardığını kutluyorsan en büyük bolluk.
İlerliyorsan yaşamda bolluk, öğreniyorsan hala, şaşırıyorsan bolluk.
Yaptığın iş keyif aldığın bir işse, mutluysan, hele bir de başkalarının da mutluluğunda bir zerre kadar payın varsa ne büyük bolluk!
Doya doya yaşıyorsan, hissediyorsan, sağlıklı duyguların varsa, yaşıyorsan hayatı üzülerek sevinerek ağlayarak gülerek hepsinden büyük en güzel bolluk.

21. Gün : “The universe provides for me"
Geçen gün bununla ilgili düşünüp yazmıştım. Hızır yetişir mi?
Bence gerçekten yetişir. Son zamanlarda hayatımda hangi alanda yardıma ihtiyacım olsa ve bunu kuvvetle hissetsem gökten bir yerden o yardım geliyor.
Evren gerçekten ihtiyacım olanı bana sunuyor. Bazen istediğim formda bazen kendine göre bir başka şekilde.
Bazen istediğim şey sadece bir yerden bir yere gitmek olsun mesela, araba göndermiyor belki ama yolculuğu kolaylaştıracak bir yol arkadaşı geliyor mesela.
Yapmam gerekenleri benim için kimse yapmıyor elbette ama yaparken zorlandığımı fark eden bir ses, hadi diyorsa yürekten bana , yanımda olduğunu hissettiren bir işaret çıkıyorsa aniden karşıma biliyorum ki evren gerçekten ihtiyacım olan her şeyi sunuyor bana.

22. Gün : "I see endless opportunities before me"
Henüz gerçekleşmemiş bir konuda sınırsız olumlu ihtimal bulunur, bu yüzden bu günden geleceğe doğru bakarken insanın olumlu olmayan bir sahneyi görebilmesi mümkün olamaz.
Yapacağımız aksiyonların özünde her zaman iyi bir niyet bulunur ve bu niyet henüz farkında olmasak da önümüzdeki yolda bizim için en iyi yolları bize açar.
Bu gün yaptığımız seçimler elimizdeki kaynaklar ve bu gün ki yeterliliklerimizle verebildiğimiz en iyi kararlardır ve gelecek bunların sonuçlarından oluşur.
Tam bütün ve mükemmel canlılar olarak hatasız olduğumuzu düşünürsek, hayal edeceğimiz tüm gelecekler harikadır.
Önümde harika ihtimallerin uzandığı mükemmel bir gelecek görüyorum ve ona doğru yürürken ihtiyacım olan tüm destek etrafımda toplanıyor.

23. Gün : "I am inspired to take action every day"

Hayallerime doğru her gün bir adım atıyorum. Hayallerim ile ilgili her gün yeniden harekete geçiyorum.
Aslında yaptığımız her aksiyon tam da bu sonucu doğuruyor.
Hayal kurmak bile hayalin ilk adımı kendiliğinden.
O hayale ulaşmayı düşünmek bir diğer adımı.
Ulaşırken neler yaparım, nereden başlarım diye düşünmek bir diğer adımı.
Bu gün o hayal için bir tek şey yapabilecek gücü içinde bulmak için ilham almak, içinde o adımı atacak heyecanı enerjiyi motivasyonu bulmak.
Belki fark etsek sadece düşünerek nelere sebep olabileceğimizi yaptığımız her hareket kim bilir ne kadar daha kıymetli olurdu.
Triatlon hayallerim için her gün spor yapıyorum, ne vakit yapamayacak gibi olsam kendime hayallerimi hatırlatıyorum, hayallerimin büyüklüğü harikalığı ve içime yayılan hissi beni onlara doğru bir kere daha harekete geçmek için motive ediyor.

24. Gün : “I am powerfully positive in all I think, do or say."
Abra kadabra ne demek ? Sözlerimle yaratıyorum.
Dünyayı düşlerimizle, sözlerimizle, onlara doğru attığımız adımlarla yaratırız.
İçimizdeki temel niyetin her daim pozitif olduğu bir dünyada davranışlarımızın da olumlu olmasına biraz daha fazla çaba göstermek yeterli aslında.
Konuştuğumuz herşeyin bir olumlusu var, kendimizi duyarsak, fark edebilirsek söylediklerimizi, alışıveriyor insan olumlu sözcükler edivermeye.
Olumlu kelimeler , olumlu düşler, olumlu davranışlar, olumlu niyetler, olumlu hareketler yaratıyor.
Ben aslında özümde tüm niyetlerimde olumluyum.
Davranışlarımı da olumlu hale getirmek için çaba içindeyim, zaman zaman başarıyorum zaman zaman bu benim için doğal zaten, zaman zaman biraz daha fazla çaba göstermeliyim.
Düşlerimde her zaman olumluyum.

Sözlerimde her zaman içten , candan ve olumlu olmayı deniyorum, seçiyorum, gerçekleştiriyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder