15 Ekim 2015 Perşembe
Yüzmek
Durup durup yazı bombardımanı yapmamın sebebi bütün yaz içimde biriktirdiklerimi hala hissediyorken yazabilmek.
Bu sene ki hayallerimin için de uzun mesafe açık deniz yarışlarından yada maratonlarından birine katılmak var.
2012 senesinde 20 metrelik bir havuzu bir baştan bir başa tek seferde kesintisiz yüzebiliyor musun deseydiniz cevap hayır idi.
Şimdi ne oldu, hayırdır?
Çekmeköy Mayadromda spor yaparken 1000 metreyi 45 dkda filan yüzdüğüm günlerde bu bir antrenman ve mutluluk sebebiydi.
Fakat içimdeki deniz kızını henüz hatırlamamıştım.
Bozcaada doğmadım ama çocukluğumun yazlarını geçirdim ve annem orada olduğumu söylüyor.
Yani rüzgarlarıyla tuzundan üfleyerek yapmışlar etimi ruhumu.
Bu sene bunu hatırlayıp aydınlanma senesiydi.
Suyu her zaman sevdim. İçinde olmayı, kıyısında oynamayı, hamamları bile. Denizsiz bir şehirde yaşayamam diye düşündüm hep. Denizi göremesem bile çabucak görebilecek kadar yakın olmayı istedim.
Hani var ya toprak insanları ben de su insanıyım herhalde. ( Boğa burcu ile ironi yarattı sanki :) )
Kendime göre yüzüyorum filan ama bu sene en çok yüzdüğüm zaman oldu, sakatlıklar filan olunca, bisikletten düşünce yada recovery için hep yüzdüm.
Hatta bir ara 10 gün aralıksız yüzdüm 30km filan etti :)
Havuz güzel güvenli sıcak.
Enkaya üye olunca 50lik havuzda yüzmeye başladım geçen kış, hap kadar havuzlardan sonra deniz gibi geldi.
Bir de baharda üstünü açtılar, gök yüzüne bakarak yüzmesi ayrı bir güzel oldu.
Ama denizde yüzmek bunlar gibi değil.
Denizde dalga var ve her an altımdan ne çıkar, popomu jaws kapar, çok açılırsam dönebilir miyim duygusu :)
Bu sene açılışı erken yaptık sanırım Nisan'da ilk denize girdim sezonu Ekim sonunda kapatacağım gibi görünüyor.
Bütün yaz çok sayıda seyahat edip kaçamak filan yaptık ama her fırsatta bunu antreman kampına çevirdiğimiz için uzun yüzmeler de yapabildik.
Açık denizde, dalgada , rüzgarda, yağmurda yüzmenin faydalarını performansa katkılarını filan anlatmayacağım.
Bu yüzmelerde gelişen hissi paylaşmak istiyorum.
Bu yaz boyunca giderek denizde yüzmeye dair endişeler kayboldu, soğuk, rüzgar, dalga, yağmur, wetsuit, deniz anaları ve diğer deniz canlıları...hatta karanlık bile kendi halinde akıp geçmeye başladılar.
Sonra mesafeler kaybolmaya başladı.
Geçtiğimiz senelerde yelken yaparken hissettiğim vaftiz olma duygusunu bu sene denizde uzun mesafeler yüzerken yeniden yaşamaya başladım.
2500 - 3000ler denizin dibini seyrederken inanılmaz bir keyfe dönüştü.
Kokular kayboldu.
Daha fazla suda kalma hissi gelişmeye başladı.
Ruhum her yüzmede yıkandı.
İçimden aşk doğdu.
Ironcamp Erdek'te insanların çığlık attıkları deniz anaları 5500 metre yüzerken ( son 20 dakikasında tamamen karanlıktan göremesem de ) birer hayalet dansçıya dönüştüler, gökyüzünde martı izler gibi...
Suya karışmak ister oldum, suda kaybolmak.
Kamptaki bu yüzmeden sonra yapabilirim diye düşünmeye başladım, zaten yapabildiklerimin en iyisi.
Bu sene belki bir uzun mesafe yüzme yarışı yapmak mümkün olur, Kaş Meis mesela ne harika!
Boğazı geçemiyorum bir türlü seçmelere gitmek ciddi sıkıntı.
Ama yüzecek deniz bol ne de olsa :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder